Bize Mesaj Yoluyla da Ulaşabilirsiniz!

Hemen Randevu Al

Arı Alerjisi

Arı soktuğunda ne zaman alerji düşünmeliyiz?

Arının soktuğu yerde hafif ağrı, hafif şişlik ve kızarıklık herkeste görülen reaksiyonlardır ve normaldir. Ancak arı alerjisi olan kişilerde arı sokması sonrasında tüm vücutta yaygın kırmızılık, arının soktuğu yerlerden uzak bölgelerde şişlik, nefes borusunda veya dilde şişliğe (ödeme) bağlı nefes alamama, kusma, karın ağrısı, tansiyon düşmesi, sersemlik gibi bulgular görülür. Burada reaksiyon arının soktuğu yer ile sınırlı kalmaz, solunum ve  dolaşım sistemi gibi hayati sistemleri  de etkiler ve  bu reaksiyona anafilaksi denir.

Sadece arının soktuğu yerde hafif ağrı, hafif şişlik ve kızarıklık olması durumunda acil merkezlere başvurulmasına gerek yoktur. Üzerine buz koyulduğu takdirde bu yakınmalar hızla azalır. Arının soktuğu yerde birkaç gün içinde şişlik ve ağrının artması ve lokal ısı artışının olması sıklıkla arının soktuğu dokunun lokal reaksiyonu ile oluşur. Böyle bir durumda doktora başvurulması önerilir, antihistaminik ve gerekirse steroid tedavisi ile düzelir.

Aşağıdaki bulgular olduğunda ise alerjik reaksiyonlar düşünülmeli ve hemen en yakın sağlık merkezine başvurulmalıdır.

  • Ciltte sadece arının soktuğu yerle sınırlı olmayıp vücudun diğer bölgelerine de dağılan yaygın kırmızılık, kaşıntı veya şişlik var ise
  • Dilde, yüzde şişme
  • Öksürük, hırıltı
  • Kusma, karın ağrısı, ishal
  • Tansiyon düşüklüğü, sersemlik gibi durumlarda acil olarak epinefrin enjeksiyonu yapılmalıdır, aksi takdirde hayati risk söz konusudur.

 

Arı sokmalarından nasıl korunulur?

Arı alerjisi olan kişilerde arı sokmalarını tümüyle engelleyebilecek bir korunma yöntemi mevcut değildir. Ancak  yiyecek ve içeceklerin bulunduğu açık hava ortamlarında arılar ile karşılaşma riski artmaktadır. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda;

  • Dışarıda yemek yemek ve içecekler içmek
  • Yalınayak yürümek
  • Bahçıvanlık (özellikle bitkilerin kesilmesi ve meyvelerin toplanması)
  • Çöp kutularının yanında bulunmak
  • Açık havada spor yapmak
  • Arı kovanlarına yakın bulunmak
  • Yaban arısı kovanlarını pencere ve çatı gibi alanlardan uzaklaştırmaya çalışmak

gibi faaliyetler arılar tarafından  sokulma riskini arttırmaktadır. Arıların ancak kendilerini tehlikede hissettiklerinde saldırıya geçtikleri ve insanları soktukları bilinmelidir.

 

Arı alerjisi tedavisi nasıl yapılır?

Arı alerjisinde şu ana dek etkinliği kanıtlanmış ve tedavi süresi tamamlandığında koruyuculuğu %83-100 arasında bildirilen tek koruyucu tedavi yöntemi aşı tedavisi (venom immünoterapisi)’dir. En az 4-5 yıl süre ile düzenli aralıklarla arı zehrinin (venom) kola enjeksiyonu sonucu koruyucu tedavi sağlanabilir. Arı alerjisi saptanan kişilere arı immünoterapi tedavisi düşük dozlardan başlanarak doktor kontrolünde hastanın üst kol dış yüzünde deri içine enjeksiyon şeklinde yapılır. Tedavi edici dozlara ulaşıldıktan itibaren aşı 4-6 haftada bir uygulanmaya devam edilir. Arı alerjisine bağlı ciddi alerjik reaksiyon (anafilaksi) yaşamış hastaların aşı (immünoterapi) tedavisi tamamlanana dek yanlarında adrenalin (epinefrin) oto-enjektörü taşıması gereklidir.

Arı alerjisine yönelik aşı tedavisinin konusunda deneyimli bir alerji uzmanı tarafından başlanması ve düzenlenmesi gerekir. İmmünoterapi enjeksiyonu sırasında da alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir. Bu nedenle immünoterapi tedavisi mutlaka doktor gözetiminde yapılmalı ve enjeksiyondan sonra hasta en az 30 dakika gözlem altında tutulmalıdır.