Bize Mesaj Yoluyla da Ulaşabilirsiniz!

Hemen Randevu Al

EBUS

 

Kullanıma girdiği 1970’li yıllardan beri gelişen teknolojiye paralel olarak mükemmelleşen bronkoskopi cihazları tarihsel süreç içersinde en önemli gelişmeyi 2000’li yılların başlarında kaydetmiştir. Bu tarihlerde yaklaşık 70 yıldır tıbbın kullanımında olan ultrasonografi cihazı ile bronkoskopi cihazı birleştirilmiş ve endobronşiyal ultrasonografi (EBUS) uygulamaya girmiştir. Bu gelişmenin önemi, bronkoskopinin EBUS sonrası dönemde sadece bronş ağacının içerisini ilgilendiren hastalıkların tanısında değil aynı zamanda bronş ağacının dışında mediasten dediğimiz göğsün orta kesiminde ve akciğerin en uç noktalarındaki hastalıklarında  da kullanılabilir hale gelmiş olmasıdır. EBUS cihazı, bükülebilir bir bronkoskop ve ultrasonografi probunun kombinasyonundan ibarettir. Ultrasonografi probu bronkoskopun ucuna sabit olarak yerleştirilmiş olabilir ya da bronkoskopun kanalından bronşların içerisine gönderilerek kullanılabilir. Burada birkaç cümle ile kısaca açıklamaya çalıştığımız bu gelişme aslında göğüs hastalıkları alanında yeni bir çığır açmış, devrim niteliğinde bir gelişmedir. EBUS sayesinde birçok hastada genel anestezi ile hastanede yatırılarak yapılan bazı tanısal cerrahi girişimlerin yapılmasına gerek kalmamıştır. Temel olarak akciğer kanserinin tanı ve evrelemesinde kullanılan EBUS, aynı zamanda sarkoidoz, lenfoma, tüberküloz, diğer organ kanserleri ve daha birçok hastalığın tanısında kullanılmakta ve genel anestezi veya lokal anestezi + sedasyonla hastaneye yatış gerekmeksizin uygulanabilmektedir.

Akciğer kanserinde doğru tedavi için doğru bir evreleme yapılması şarttır. Akciğer dışında başka bir organ metastazı saptanmamış hastalarda, göğüs içerisinde yer alan mediastinal lenf bezlerinde tümör yayılımı olması ya da olmaması, tedavi konusundaki temel belirleyicidir. EBUS cihazı ile bu lenf bezleri bronş içerisinden ultrasonografi uygulanarak görülebilir ve içlerinden örnek alınarak mikroskop altında incelenebilir. İşlem yaklaşık 15-30 dk kadar sürer ve daha işlem devam ederken aynı anda alınan materyaller operasyon odasında bulunan patolog tarafından değerlendirilir. Operasyon odasında patolog bulunması işlemin süresini azaltmakta ve tanı değerini arttırmaktadır. EBUS sayesinde hastaların yaklaşık % 95’inde doğru bir evreleme yapılabilir. Yine kanser dışı hastalıklarda da benzer olarak çok yüksek bir oranda teşhise ulaşılabilir. EBUS ile tanı konulamayan nadir olgularda ise mediastinoskopi veya torakoskopi gibi cerrahi yöntemlerin uygulanmasına geçilir.

Endobronşiyal ultrasonografinin bir diğer önemli özelliği de komplikasyon riskinin çok düşük olmasıdır. Biyopsi alınırken gerçek zamanlı olarak görüntüleme yapılabilmesi damar yapılarının görülmesine ve dolayısıyla istenilmeyen yaralanmalardan kaçınılmasına olanak sağlar.