Bize Mesaj Yoluyla da Ulaşabilirsiniz!

Hemen Randevu Al

Kentsel Dönüşüm, Bina Yıkımları, Asbest ve Sağlık Riskleri

Son günlerde yeniden gündeme gelen kentsel dönüşüm çerçevesinde bina yıkımlarının yol açtığı muhtemel sağlık riskleri kamuoyunda kaygıya yol açmış, Türk Toraks Derneği gibi uzmanlık dernekleri açıklama yapma ihtiyacı duymuş ve bu konuda bilimsel toplantılar organize edilmiştir.

Bina yıkımları ile birlikte, binanın yapısında bulunan malzemenin kırılması, parçalanması işlemi sırasında çevreye bir toz dumanı yayılmaktadır. Bu toz binanın yapısında yer alan çoğunlukla solunabilir partikül denen zerreciklerden oluşmaktadır. Dolayısıyla bu toz zerrecikleri inşaatın yapımında kullanılan kum, çimento, metal, asbest (çoğunlukla yalıtım ve kaplama amaçlı kullanılmakta), cam ve taş yünü vb gibi malzemelerden ortaya çıkmaktadır. Bunların insanlar tarafından solunması bir yandan akciğer büzüşmesi, astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), mezotelyoma ve akciğer kanseri gibi hastalıkların oluşmasına zemin hazırlarken, bir yandan da astım-KOAH gibi akciğer hastalıkları ile kalp damar hastalığı olanların şikayetlerinde artışa, hatta bazen bu hastalıklara bağlı ölüm riskinde artışa yol açabilmektedir.

Genel olarak tozların içeriğindeki her türlü partikül sağlığa zararlı olurken, asbest gibi bazı minareller çok daha tehlikeli olmaktadır. Bu konularda ülkemizde ve dünyada yapılan çok sayıda çalışma asbeste maruziyetin insanlarda başta akciğer büzüşmesine bağlı nefes darlığı olmak üzere, akciğer ve akciğer zarının kanserine yol açtığını göstermiştir. Asbest solunduktan sonra hemen etkisi ortaya çıkmadığı, hastalık gelişimi için 10-40 yıl arasında değişen bir zaman gerektiği için ne yazık ki başlangıçta tehlikenin farkına varılmamaktadır. Bina yıkımlarında ortaya çıkabilecek bu tozların ortaya çıkmasının ve çevreye yayılmasının önlenmesi büyük önem taşımaktadır. Burada başta yıkım işinde çalışanlar olmak üzere, tozların ulaşabileceği çevrede yaşayanlar da risk altında olmaktadır. Bu risklerden dolayı bina yıkımı ile ilgili çeşitli yasalar ve düzenlemeler oluşturulmuştur. Bazı ülkelerde 1980’den önce yapılan binalar asbestli kabul edilmekte ve yıkımlarda daha temkinli davranılmaktadır. Dolayısıyla, insan sağlığı üzerindeki riski azaltmak adına, yıkım sırasında kurallara uyulması ve azami önlemlerin alınması gerekmektedir.

Görsel: Adem Yazıcı, DHA