Bize Mesaj Yoluyla da Ulaşabilirsiniz!

Hemen Randevu Al

Timoma ve Medastinal Patolojiler

 

Mediasten ve Mediastinal Kitleler

Her iki akciğerimizin arasında yer alan ve kalp, ana damarlar, timus bezi ve yemek borusunun içinde bulunduğu bölgeye “mediasten” adı verilir. Ön, orta ve arka olmak üzere üç anatomik bölgeye ayrılır. Yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişmekle birlikte ön mediasten bölgesinde timus bezinden kaynak alan timus tümörleri, lenf bezlerinden köken alan lenfoma ve germ hücreli tümörler gelişebilir. Arka mediasten bölgesinde ise daha sıklıkla sinir dokusu kaynaklı tümörleri görmekteyiz. Hastanın yaşı, cinsiyeti, şikayetleri, kan değerleri, bilgisayarlı tomografideki tümörün görüntüsü ve tümör hücresi tarama yöntemi olan PET/BT’deki tutulum değerleri göz önünde bulundurularak kitlenin tanısını doğru olarak koyabilmek mümkündür. Her tümörde olduğu gibi etkin tedavi doğru tanı ve evreleme ile mümkündür. Mediastendeki tümörlerin bazıları sadece cerrahi tedavi veya kemoterapi gerektirirken, bazılarında hem kemoterapi hem de cerrahi tedavi uygulamaktadır.

Timoma

Ön mediasten bölgesinde en sık karşılaşılan tümörlerden biridir. Timus bezinden kaynaklanır. Hastada hiçbir şikayete sebep olmayabildiği gibi birçok farklı hastalıkla da birlikte bulunabilir. Bunların arasında en sık, bir kas hastalığı olan Myastenia Gravis’e eşlik eder. Çevre organlara yayılmamış olan timomalarda ilk seçenek cerrahi tedavidir. Çevre dokulara ve organlara yayılmış timoma olgularında kemoterapi sonrası cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Cerrahi tedavi seçenekleri tümörün yayılım derecesine bağlı olarak değişmektedir. Erken evre küçük boyutlu tümörlerde torakoskopik ve robotik cerrahi tedavi yöntemleri kliniğimizde başarıyla uygulamaktayız. Bu yöntemlerle ameliyat gerçekleştirildiğinde iman tahtası denen göğsün önüneki sternum kemiği kesilmemiş olur, ağrı ve kozmetik açısıdan, büyük ve çevre dokulara yayılımı olan timomalar dışında tercih edilmemelidir. Ameliyattan sonra hastalığın evresine ve patolojisine göre ek bir radyoterapi veya nadiren kemoterapi gerekebilmektedir. Tüm tedavi tamamlandıktan sonra hastalar belirli aralıklarla akciğer tomografisiyle takip edilmektedir.